Nasrettin Hoca Masalları

2010-04-01 14:13:00

nasrettin_hoca

Subaşı’nın Eşeği


Eşeği kaybolan Subaşı, ateş püskürmüş:

-Çabuk benim hayvanımı bulun, yoksa karışmam! Diye bağırmaya başlamış. Herkesi bir telaş , bir korkudur almış. Eşeği aramak için dört bir tarafa dağılan Akşehirliler , yolda Hoca’ya rastlamışlar:

-Aman Hocam, bize yardım et. Yolda sahipsiz bir eşek bulursan hemen yakala n’olur.

-Eşek kimin?

-Subaşının. Demişler.

Hoca da: “Peki ararım” demiş ve türkü söyleye söyleye yolunu sürdürmüş. Karşısına çıkan bir köylü :

-Hocam, böyle türkü söyleyerek ne yapıyorsun? Deyince ,

Hoca:

-Subaşının kaybolan eşeğini arıyorum! Demiş. Adam , yine sormuş:

-Peki , böyle türkü söyleyerek eşek mi aranır a Hoca?

-El elin eşeğini elbette türkü söyleyerek arar. Hele eşek zorla aranıyorsa. Üstelik Subaşınınsa…


Nasrettin Hoca

 

Nasreddin-hoca

O Konuşursa, Bu da Düşünür

 

Bir gün pazarda bir papağanın 100 altına satıldığını gören Nasreddin Hoca, evinden bir hindi getirip, 200 altın ister. Herkes Hoca’ya şöyle der;

—Hindi hiç 200 altın olur mu?

—Az önce bunun yarısı kadar kuş, 100 altına satıldı, bu neden 200 altın etmesin.

—O; marifeti olan, nadir bir kuş. Senin benim gibi konuşur.

—O da marifet mi; o kuş konuşursa, bu da düşünür” cevabını vererek, düşünmenin ve az konuşmanın önemini dile getirir.

Nasrettin hoca

 

nasreddin_hoca

Nasrettin Hoca’nın kılıcı


Nasreddin Hoca zamanında, Akşehir´de silah taşıma yasağı ilan edilmiş. Hoca da bir kılıç kuşanıp, sokağa çıkmış. Bu işin kontrolü ile vazifeli memur, onu bu şekilde görünce yanına yaklaşıp:
— “Neden böyle kılıçla dolaşıyorsun?” diye sormuş.Hoca:
— “Bu kılıç, medresede, kitaplardaki yazı hatalarını düzeltmeye yarar” cevabını verince, memur alaylı alaylı:
— “O işi küçük bir çakı da görür, bu biraz büyük değil mi?” demiş. Bunun üzerine Hoca:
— “Efendi efendi!” sen ne diyorsun, bazan öyle büyük hatalar oluyor ki, bu bile küçük geliyor” cevabını vermiştir.
Tabii ki Nasreddin Hoca böyle söylemekle, ilmin ve ilim ehlinin önemini dile getirip, eğer ilim ehli doğruyu öğrenmez ve öğretmezse, cemiyetin karışacağını, hatta bu sebeple savaş bile çıkacağını bildirmiştir.

 

nasrettin_hoca

Acemi Bülbül


Nasrettin Hoca bir gün komşusunun bahçesine girer.

Bahçedeki armutları görünce dayanamaz.

Bir tane yer,dayanamaz bir daha,bir daha derken armut ağacına çıkıverir.

Başlar yemeye.

Tam bu sırada bahçenin sahibi çıkagelir.

Hoca şaşkınlıkla başlar bülbül gibi ötmeye.

Bahçenin sahibi şaşkın şaşkın Hocanın olduğu ağacın yanına varıp,

— Ne yapıyorsun burada, diye bağırır.

Hoca sakince cevap verir.

— Ben bülbülüm yuvam da burada, der.

Tekrar cırlak sesiyle ötmeye başlar.

Bahçe sahibi öfkeyle

— Bülbül böylemi öter be adam, diye bağırınca,

Hoca

— Ben acemi bülbülüm. Acemi bülbül ancak böyle öter..


Nasrettin Hoca

 
nasreddinhoca
 

Biribirine karşıan ayaklar ( nasreddin hoca masalları) masal diyarında..
 
Bir gün çocuklar dere boyuna dizilmiş oturuyorlar, değneklerin ucundaki oltalarla sözüm ona balık avlıyorlardı. Amaç
serinlemek. Hepsi de ayaklarını suya daldırmışlardı.
 
 
Tarladan doğru, terlerini silerek Hocanın yaklaştığını görünce onu biraz “gırgıra almayı” tasarladılar. Hoca yaklaşınca bastılar yaygarayı.
Hoca çocuklara yaklaşarak, “Ne var? Nedir bu yasınız?” diye sordu.
Çocukların elebaşı burnunu çekerek;”Sorma Hocam” diye hıçkırdı. “Suyun içinde ayaklarımız birbirine dolanıp karıştı. Hangisi kimin ayağıdır, bulup ayıramıyoruz.”
Hoca tatlı tatlı gülümseyerek, “Aa, tasalandığınız şeye bakın, evlatlarım” diye çocuklara yaklaştı. “Ben sizin ayaklarınızı şimdi bulurum.”
Elindeki değneği, daha çocuklar ne olduğunu anlamadan yıldırım gibi kaldırıp suya vurmasıyla, “Ayyyyy” diye haykırış koptu.
 
Bacaklarına değneği yiyen çocuklar can acısıyla apar topar kalktılar.
O zaman Hoca, “Gelin elimi öpün, bakayım” dedi. “Bakın, sayemde herkes ayağına nasıl kavuştu..!”

 

 

281
0
0
Yorum Yaz